Balkanlar’da Şehit Olan Atalarımız

Değerli okurlar; tarih ulusların özgürlükleri uğruna verdikleri birçok mücadele ve savaşlara  sahne olmuştur.

Ancak tarih sahnesine MUSTAFA KEMAL adında eşi bulunmaz komutan ve devlet adamı ile kahraman TÜRK ULUSU çıkmış, vatanı işgal eden emperyalist devletlere ve içteki vatan hainlerine karşı genci-yaşlısı, doğulusu ve batılısıyla birlik olup savaşarak tam bağımsızlığına kavuşmuştur.

Bu kurtuluş mücadelesi, esaret altında yaşayan diğer devletlere de esin kaynağı olmuş, bağımsızlıklarına kavuşmada önemli rol oynamıştır.

Asya ve Afrika kıt’alarında birçok ulus ile Balkanlar’da yer alan Yugoslavya, içinde barındırdığı farklı din ve ırklara mensup halkların birleşmesiyle, kurtuluş mücadelelerini gerçekleştirmiş ve özgürlüklerine kavuşmuşlardır.

Bu yazımda; dünyanın en karışık ve barut fıçısını andıran bölgelerinden biri olan Balkanlar’da Sırb’ın, Makedon’un, Türk’ün, Boşnak’ın ve Hırvat’ın bir arada yaşadığı Eski Yugoslavya’da 1940’larda Alman işgaline karşı ulus olma bilinciyle verilen mücadelelere yer vermek, vatanları uğruna hayatlarını kaybedenleri ve şehit olan soydaşlarımızı saygıyla anmak ve hatırlatmak istiyorum.

Öncelikle o günlere dönüp, tarihi sürece kısaca bir göz atalım:

Almanya, İkinci Dünya Savaşının hemen öncesi, Sovyetler Birliği’ne saldırmadan, güney kanadını güvence altına almak amacıyla büyük bir kuvvetle Yugoslavya’ya girer. Birkaç koldan başlayan Alman saldırısı kısa bir sürede amacına ulaşarak Yugoslav Ordusunun dağılmasına, sonrasında kralın yurtdışına kaçmasına neden olur.

Ardından ülke birkaç parçaya bölünür. Slovenya’nın büyük bölümü Almanlar, güneyini ve Dalmaçya kıyıları ile Karadağ’ı İtalyanlar işgal eder. Arnavutlar’ın çoğunlukta olduğu Kosova gibi yerler de İtalya nüfusu altındaki Arnavutluk’a bırakılır. Voyvadina’nın büyük bölümü Macarlar’a verilirken Sırbistan ve Makedonya’nın geri kalan kısmı Bulgarlar’a bırakılır. Bosna-Hersek’in bağlandığı Hırvatistan’da ise USTAŞA önderi Ante PAVELİC’in önderliğinde faşist rejim kurulur. Bunlar ellerindeki topraklarda Nazi uygulamalarını hayata geçirerek Yahudi ve Çingene gibi azınlıklara soykırım uygularlar. Sırplar’ın büyük bölümünü ortadan kaldırırlar. Yugoslavya Ordusu’ndan artakalan bazı birliklerden Albay Draza MİHAJLOVİC’in önderliğinde “ÇETNİKLER” olarak bilinen çeteler kurulur.

İşgale karşı bir başka direniş odağı da; Josip Broz TİTO yönetimindeki Yugoslavya Komünist Partisi’nin 1941 Temmuz’unda ayaklanmasıyla ortaya çıkar.

Zaman içerisinde görüş ve strateji farklılıklarından dolayı Çetnikler ile Komünistler arasında çatışmalar meydana gelir.

“PARTİZANLAR” olarak ta anılan Komünist Gerillalar, İşçi Tugaylarına dayalı yeni bir savaş taktiğini seçerek, Alman, İtalyan, Ustaşa ve Çetnik birliklerine karşı kahramanca savaşırlar.

Almanların Partizan Hareketi yok etmek amacıyla 1942-43 kışında toptan imhayı hedef alan harekatı ile 1943’teki ikinci kuşatmayı da bertaraf eden Partizanlar Mayıs 1944′te TİTO’nun karargahına yönelik Alman saldırısını da atlatarak işgal kuvvetlerini geri çekilmeye zorlar ve başarıya ulaşırlar. Partizan kuvvetleri ile Sovyet Birliklerinin ortak harekatıyla Ekim 1944’te Belgrad ele geçirilir. Sürgün hükümetinin Başbakanı Ivan SUBASİC’in Belgrad’a dönmesiyle geçici bir koalisyon hükümeti kurulur. Bütün Yugoslavya toprakları Partizanın denetimine girerken, son çetnik kalıntıları da temizlenir.

1945 yılında yapılan seçimlerde komünistlerin önderliğindeki Halk Cephesi’nin kazandığı büyük zaferin ardından Ocak l946’da Federal bir Cumhuriyet yapısını öngören yeni anayasa yürürlüğe konur. Böylece TİTO’nun yönetimi altında sosyalist bir sistem kurmaya yönelik adımlar atılmış olur.

Liderleri TİTO’nun çağrısına uyarak köy, kasaba ve şehirlerden akın akın gelerek toplandılar. Kimileri çiftini, çubuğunu bıraktı, kimileri de işyerini, dükkanını kapatıp geldiler. Öğrenim görenler de okulunu terk edip katıldı bu kutsal seferberliğe…

Geride ana babalarını, eşlerini, beşikte bebelerini, çocuklarını bıraktılar. Niçin?

Vatan için, Özgürlük ve Bağımsızlıkları için…

Ayaklarında yırtık çarıkları, sırtlarında yamalı giysileri, toplama silah ve cephaneleriyle “Partizan” oldular. Kime karşı ?

Dünyaya kafa tutan Hitler’in başında bulunduğu her türlü modern silah ve cephaneye sahip güçlü Alman Ordusu’na, Ustaşa Çeteleri ve Çetnik’lere karşı.

Zaman, birlik ve beraberlik zamanıydı.

Türk, Sırp, Makedon, Boşnak, Çingene… Kökenleri ne olursa olsun Yugoslav vatandaşıydı onlar…

Tüm yokluklara ve olumsuzluklara rağmen, düşmanlarıyla çok çetin ve kanlı savaşlara girdiler.

Öldürdüler, öldüler, şehit oldular, vatanları uğruna…

Tıpkı örnek aldıkları Türk Ulusu’nun Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Sakarya’da yaptıkları gibi…

Yüreklerindeki vatan aşkı ve inançları sayesinde kendilerinden her bakımdan kat kat üstün düşmanlarını yenerek zafere ulaştılar.

Onları saygıyla ve rahmetle anıyoruz…

Sizlere, Radoviş’ten ve Radoviş Bölgesi’nden Halk Kurtuluş Ordusu’nda faşizme karşı verilen savaşta ölenlerin ve şehit olanların adına yazılmış Andaç (Hatıra) Kitabı’nı tanıtmak istiyorum.

Kitap, 1986 yılında, Radoviş Belediyesi “Halk Kurtuluş Ordusunda savaşanlar” dernekleri birliği tarafından hazırlanmış.

Kitabı, Sn. Nazmiye Çetintaş’tan aldım. Nazmiye Hanım, babası Kalugerisa’lı Aliman Nazım Numanov, partizanlara katılıp savaşta şehit olduğunda 1,5 yaşındadır ve 40 günlük erkek kardeşi ile beraber öksüz kalır.

Kıymetli bir belge niteliğindeki kitabı Makedonca’dan dilimize çeviren derneğimizin Başkan yardımcısı  Sn. Vedat KANAT’a da teşekkürlerimizi sunarım.

Toplam 27 sayfadan oluşan kitap, şehit yakınlarına dağıtılmıştır. Dergimizdeki yer darlığından dolayı sadece şehit olan  Türkler’in isimlerini ve fotoğraflarını yayınlayacağız.

Radoviş ve Radoviş Bölgesi’nden Halk Kurtuluş Ordusu adına faşizme karşı verilen savaşta ölenlerin adına yazıldı.

Onlar, ölenler en yüce görev olan özgürlük için öldüler. Özgürlük onların her zaman en önde gelen idealleriydi. Ve onlar için en güzel başarıydı. Onlar milleti ve ülkenin insanları için bu yüzyılda böyle bir özgürlük uğruna öldüler. Bu özgürlük uğruna bizim saflarımızda yer aldılar ve derin bir inanç içinde en güzel günlerin geleceğine inandılar. Onların çabalarının, onların şehadetinin bu özgürlüklerin her zaman gerçekleşeceğini ve gerçek olarak daima kalacağına inandılar. Biz böyle özgürlükler için savaştık. Josip Broz TİTO

Önsöz :

Halkın Kurtuluş Ordusunda savaşanlar için Halk Devrimi kolay ve basit değildi. Bu devrim geçmişteki bir destansı hikaye değil Halkın Kurtuluş Ordusu’na toplu katılımlar ile gerçekleşmiştir. Radoviş halkından da toplu katılımlar olurken, bu dönemde savaşanlar sırasıyla; 4.-13.-14.- 19.-20.-21. tugaylar ile diğer birimlere katılmışlardır. Bu katılımlar Yugoslavya’nın birçok yerinde de yaşanmıştır. Bu katılımlar sayesinde halklar faşizm diktatörlüğünden (Alman İşgali) özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu katılımlardan sadece Makedonya Radoviş’ten(Ardova) 54 kişinin hayatını yitirdiği, faşizm terörü esnasında 22 kişinin öldürüldüğü, orduya katılımlar olduktan sonra toplam 54 kişinin öldüğü, 54 kişiden 53 kişinin erkek olduğu, 1 kişinin kadın olduğu, ölenlerin içinden 39’u Makedonya’dan, 19 Türk olduğu saptanmıştır. Bunların Radoviş merkezinden ve yakın köylerde yaşayan insanlardan olduğu belirlenmiştir. Bunlar arasından; 7 kişi Yargulitsa , 4 kişi Podareş, 3 kişi Oraoviça, 2’şer kişi Pokrayçevo, Kozbunar, Buçim, Gavran, Dukatino, Şipkovitsa, Hüdaverli, Rakiteç ve Konçe köylerinden, birer kişi de Gabrevçi, Dedino, Rakliş, Zleovo, Damyan, Topolnitsa, Kalugeritsa, yukarı Vrştitsa, Papavnitsa, Lubnitsa, Radiçevo, Tavalut ve Kovaçevo köylerinden olduğu tespit edilmiştir. Bu andaç kitabı faşizm işgali ve teröründen dolayı özgürlükleri uğruna canını verenlerin anısına yazılmıştır. Gelecek kuşakların özgürlüğün nasıl kazanıldığını ve bu uğurda canını verenlerin asla unutulmamasını, özgürlüklerine her zaman sahip çıkmaları gerektiğini vurgulamıştır.

Radoviş Belediyesi Halkın Kurtuluş Ordusu‘nda Savaşanlar Derneği Heyeti.

Bir Cevap Yazın